ŞİİRLER

BACK>>>>

 

suet

 

14 NİSAN 2007

Vatanım için ölürüm
Ölürüm  açan bir tek yaprağı için
Denizinde yüzen bir tek balığı için
Yaylada sütü sağılan koyunlarım için
Sütü sağan anam için
Göğsünde istiklal madalyası takan dedem için
Türküm doğruyum çalışkanım diyen çocuklarım için

Vatanım için ölürüm
Taşında toprağında suyunda  sonsuza dek yaşamak için
Sonsuza dek yaşatmak için doğmamış doğacak bebelerimi
Şehit kanıyla sulanmış kutsal bayrağım için
Kaç kez ölmem gerekiyorsa o kadar ölürüm

Ölürüm şehitlerim için
Şehidimin oğullarımın kanı yere düşmeden
Bin kurşun olurum bin kez vururum
Kaç kez ölmem gerekiyorsa o kadar ölürüm
Bayrağım dalgalansın diye bayrağımın rengiyle ölürüm

 

 

GÖRDÜM DELİSİ OLDUM

Gördüm, delisi oldum!
Sonsuz genç, ah korunmasız ruhum.
Bir esinti ölüm ateşlerinden
Kar gibi döküleceğim küllerin üstüne.
Gördüm, delisi oldum!
Siyah saçları insanlarda olan,
Belki, neden olmasın hayvanlarda,
Bir siyah lale erkekçe!

Gördüm, delisi oldum!
Kimisi için hoppayım,
Kimisi için gümüşten buz parçası.
Ama öperken kimse dudaklarımı yargılayamaz.
Gördüm, delisi oldum!
Hiçbir şey öğrenmiş değilim
Korkuyorum, nefret ediyorum, seviyorum.
Ah, tene batmışım ardımda iz bırakmadan.
Gördüm, delisi oldum!
Sessizlik dökülüyor şaşkın
Yitirdim gözlerimi, ağzımı, yüzümü.
Kuşlar yeminli bir daha uçmayacaklar
GÖKYÜZÜNDE AŞKIM

 

 

 

 

UZATSAM ELLERİMİ YOKSUN  

 

Benim baharım, gülü kıskandıracak kadar güzel.
İçimdesin, baharı kıskandıracak kadar bahar.
Hiç uyumamış güneş kadar sıcak
Hiç döşek olmamış ay kadar kıskanç
Uzatsam ellerimi yoksun
Uzatamam...
İçimde gülümsün, baharımsın, güneşimsin, ayımsın.
Bir gül kadar yalnızım.
Bir gül kadar yalnızsın.
Ama herşeyimsin.

 

SANA KALMIŞ

 

Beynimde doğdun
Beynimde büyüdün
Sevdam yüreğimde öldün
Gel artık seni öldürdüğüm yerden
Sensiz yaşıyamıyorsam
Sen olduysam
Seni öldürdüysem sevdam
Yoksam...
Gerisi sana kalmış

 

AŞKI  KİM  İSTER

 

Teninin başucunda uyumalıyım
Kim izin verecek bu uykuya
Kim?..
Dünya kabersinde kim
Sadece seni düşünmek için
Dokunmadan, sahiplenmeden
En neşeli, en hüzünlü şarkıları duymadan kim?
Bir denize atılmış balık olmayan bir balık gibi
sadece aşkı öğrenmek olabilir mi
Olabilir mi?..
Gülmenizi durdurup oltanızı çekebilir misiniz ağzımdan
Şaşırtıcı bir acıyla tek tek aşkla sızlayan dişlerimi rahat bırakabilir misiniz?

Bir sigara daha...
İzmaritler masamın bardağında
Su sarardı tütünden tenim gibi
Tenim gibi garip, hiçbir şey istemezken senden
Teninin başucunda yüreğim titredi.

Uykum var...
Elimin, kalemin gölgesi kâğıt üstünde
Sana biraz yaklaşmak için ve uykuya düşmeden önce
Gölgene gülümsemek ve teninin sıcaklığını düşlemek için
Hiçbir şey istemeden
İstemeyen tüm suçlular gibi
İyi geceleri arsızca duymayı beklemek
Beklemek sabah olurken.

 

AÇ GÖZLÜ KALBİM

 

Seni gördüğüm gün günahların en güzeliyle
Aşkla çıldırdı yüreğim
Aldım yüreğimi elime, ağzım açık baktım
Baktım
Baktım
Bir et parçası.
Ama Tanrının iyiliği ya da nefretiydi ellerimde tuttuğum
Ve öyle açgözlüydü ki!
Seni istemiyordum
Seni her şey pahasına,
ellerimin arasında tuttuğum yüreğimde tutsak etmek istiyordum!
Seni beslemek, sıcaktan soğuktan korumak
Rahmimde bir cenin gibi büyütmek
Sahibin olmak istiyordum!..

Korktum düşüncelerimden
Kalbimi yerine koydum
Senin için atmaya başladı
Doğan cennetimin tüm ölü melekleri canlandı
Ve sana koştum ve sen bana geldin.

İki utangaç ruh, iki masumiyet ne çok şey konuştu o gece?
Sözcükler soyundu
Sözcükler kimseden merhamet istemeden hazla titreşti ve
Beni öptün
Seni öptüm
Sendin beni mutlu edecek
Sendin beni mutsuz edecek erkek ve
Bendim seni mutsuz edecek kadın!

 

NAR TADINDA ACILAR

 

Ellerini öpen bir kadının
Ellerine aşk gözyaşlarını bırakmak istediğini
hiç düşündün mü?
Ya da bıraktığını gördün  mü?
Görebilseydin
Görebilseydin o gözyaşlarını,
Ellerini gül bahçesindeki güllere fırlatıp
Dikenlerin çığlıklarını dinler
Dinlerken aklını yitirirdin!

Ve sen delirmeden önce
Dikenlerini birer birer çığlıkla kaybeden güller
Bir daha kokmamaya yemin edip
Toğrağın altına çekilir,
Hades’in koynuna girerlerdi!..

Ve Hades’in karanlık krallığında
Ölülerin sunduğu narlara dişlerini geçirip
Güneşi, gökyüzünü, çiçekleri, hayvanları ve onlarsız olamayan
âşıkları sonsuza dek unuturlardı.

 

AUSCWİTZ’DE  PİKNİK

 

Sevgilim
Auscwitz’de pikniğe ne dersin?
Tut sepetin ucundan
Rahmetli salam
Ve kan kırmızısı
Pardon
Kırmızı
Şarabı yudumlamak için
Konuşmayı unutan
Otlara
Pardon çiçeklere gidelim
Ne dersin?..

Ama güneş üstümüzde olmalı
Dev bir hayalet gibi
Boğazları kesilmiş ağaçların gölgesi
Balıkları parçalayan nehirlerin iniltisi
Savaş arabalarında karıncalar
Kan hazzından baygın kelebekler
Ve ciğerleri şımartan Siklon B Gazı!

 

SENİ BULSAYDIM

 

Ben hiç nota duymadım
Kuş olsaydım
Âşık bir kuş olsaydım
Aşkımla yönümü bulsaydım
Seni bulsaydım
Kanatlarımı tek tek koparsaydım
Duymadığım notalarla
Müziğim sen olsaydın
Bir daha uçmasaydım
Aşkım
Seni bulsaydım

 

 

 

 

BACK>>>